
HATAY ARKEOLOJİ MÜZESİ
Hitit, Helenistik,
Roma ve Bizans dönemlerine ait olan ve Harbiye, Antakya,
Atçana, Seleukeia Pieria ile İskenderun’da bulun- 
muş eserlerin sergilendiği müze mozaik koleksiyonlarının
zenginliği yönünden dünyada ikinci sırayı almaktadır.
Müzede:18.100parça arkeolojik eser, 1.050 etnografik
eser, 13.820 sikke, 1.347 mühür olmak üzere toplam 34.317
eser bulunmaktadır.
|
St PIERRE KİLİSESİ
 
Kentin kuzeydoğusun-da Reyhanlı çıkışının yakınında
bulunan bu mağara-kilise, Antakya’da Hıristiyanlı-ğın
yayılma dönemin-den kalan tek yapıdır. Stauris (Hac)
Dağı’nın eteğinde, eni 9.5 m, derinliği 13 m., yüksekliği
7 m. Olan bu mağarada, St. Paul. St. Pierre ve Barnabas
ilk Hıristiyan cemaat ile toplanıp onlara vaaz vermişlerdir.
Döşemesinde. V. Yüzyıla ait mozaik parçaları ile sunağın
sağındaki duvarda bir zamanlar duvarı tümü ile kaplayan
fresklerden kalan izler bulunmaktadır.
|
HABİB-İ NECCAR CAMİİ

Kurtuluş caddesi ile Kemalpaşa caddesi kavşağında bulunan
camii, Hz. İsa’nın havarilerine ilk inanan ve bu uğurda
canını  veren
bir Antakyalının adını taşımaktadır. Caminin kuzeydoğu
köşesinde 4 m. Derinde Habib Neccar türbesi vardır.
Cami Osmanlı dönemi eseridir. Etrafı medrese odaları
ile çevrilidir. Cami avlusunda bulunan şadırvan 19.
yy. eseridir.
|
HARBİYE (Defne)

Harbiye, il merkezine 7 km. mesafede olup, Yayladağı
ilçesi üzerinden Suriye ve dolayısıyla Ortadoğu’ya bağlayan
E-91 karayolu  üzerinde
bulunmaktadır. Konumu itibari ile Ortadoğu’yu Türkiye’ye
bağlayan yol üstünde bulunduğundan bu ülkelerden gelen
turistlerin hem uğrak yeri, aynı zamanda konaklama ve
eğlence yeri olmakla birlikte bölgenin en güzel piknik
yeridir. Her taraf yeşillik ve bol suları ile adeta
cenneti andırır.
|
TİTUS (Vespasianus) TÜNELİ

Antakya merkeze 25 km. Uzaklıkta, Çevlik yöresinde M.Ö.
300 yılında Seleukos Nikator tarafından kurulan antik
liman şehridir. Antik şehir içerisinde tapınak, Akrepol,
Nekrapol alanı bulunmaktadır. Akdeniz ticareti için
önemli olan limanın dolmasını engellemek amacıyla Vespasyanus
zamanında başlayıp, Titus zamanında bitirilen 7 m. yüksekliğinde,
6 m. genişliğinde 1380 m. uzunluğunda insan eliyle yapılmış
bir tünel bulunmaktadır. Tünelin yakınında Roma dönemine
ait 12 Kaya Mezarı (Beşikli Mağara) yer almaktadır.
|
İSSOS HARABELERİ
Dörtyol-Erzin arasındadır. İskenderun-Adana karayolunun
sol yakasında yer alır. Yoldan görülür. Çevrede su depoları,
kemerler, tapınak ve Cenevizlerden kaldığı sanılan bir
kale ve liman kalıntıları vardır. Pers kralı Darius
lll ve Makedon kralı B.İskender’in M.Ö.333 tarihinde
savaştığı bu bölge Helenistik dönemde kurulmuş ve Roma
döneminde varlığını sürdürmüştür. Şu an bölgede antik
şehir kalıntıları ve su kemerleri bulunmaktadır.
|
BAKRAS KALESİ

Aynı adla anılan köyün hemen üst tarafındadır. Köyün
yolu Antakya-İskenderun yolunun 27. km.’sinde ayrılır.
Yolun batısında, dağların arasında sarp bir tepe üzerinde
yapılmıştır. Önceleri Belen geçidinin girişini, Antakya
kurulduktan sonra ise Seleukos başkentini koruma gayesine
hizmet etmiştir. Haçlılar döneminde de, Antakya Prensliğinin
kuzeyde en önemli savunma noktasıydı.
|
KIZLAR SARAYI (Kasr-El Benet)
 Reyhanlı-Halep
asfaltı üzerinde (Tampon bölgede) bulunmaktadır. Bu
sarayın bölgeyi kontrol altında tutan bir merkez olduğu
ve Bizans devrine ait olduğu sanılmaktadır. Saray girişine
iki taraflı kesme iri blok taşlardan oluşan geçitten
girilmektedir. Giriş kısmı yıkılmıştır. Orta kısmında
yüksek kare planlı bir kule bulunmaktadır.
|
ORTODOKS KİLİSESİ
(Aziz Piyer ve Aziz Paul Kilisesi)
 
Antakya’da Hürriyet Caddesinde bulunan kilisenin yapımına
1860’lı yıllarda başlanmış, ancak 1872 depreminde büyük
hasar görmüş,tekrar başlayan yapım çalışmaları 1900
yılında tamamlanmıştır.
|
KOZ (Kürşat) KALESİ
 Altınözü’ne
bağlı Koz Köyü’nün yakınındadır. Eski çağlarda kullanılan
ve Altınözü tarafından gelip Harbiye’den geçerek Antakya’ya
gelen Kuseyr yolu üzerindedir. Bu kalenin Antakya’nın
güney bölgesini emniyet altına almak amacıyla Antakya
Prensliği döneminde yapıldığı sanılmaktadır. Antakya
Latin Patriğinin de ikamet ettiği yer olan Kale 1268
yılında Baybars tarafından kuşatma sonucunda teslim
alındı.
|
BARLAAM MANASTIRI

Yayladağı ilçesi Keldağ üzerindedir. Keldağ hem Selevukos
döneminde, hem de Roma döneminde kutsal yerlerden biriydi.
O dönemlerde burada bir Dorik tapınak vardı. (M.Ö. 3.
yy) M.S. 4. yüzyılda St. Barlaam buraya gelerek Zeus
heykelini yıkmış ve bir keşişler topluluğu oluşturmuştur.
|
PAYAS KALESİ

Payas’ta Sokullu Külliyesi’nin batısındadır. Burada
eskiden harap bir kale vardı. Sahilde inşa edilen Payas
Limanı ile tersanenin güvenliği için 1567 yılında kale
ve hendeği tamamen sökülerek yeniden yapıldı.
|
HARON (Cehennem Kayıkçısı)

Kilise yakınında kayalara oyulmuş dev bir büst vardır.
Haron adı verilen ve lV.Antiochus Döneminde yapılan
büst, M.Ö.ll. yüzyılda bir veba salgını sırasında ölümleri
durdurmak amacıyla yapılmıştır.
|
PROTESTAN KİLİSESİ

Taş bina olan kilise Fransızlar döneminde elçilik ve
Fransız Bankası olarak kullanılmıştır. 2000 yılında
Güney Kore Kwong Lim Metodist Kilisesi tarafından Protestan
Kilisesi olarak kullanılmaya başlanmıştır.
|
ST.SİMEON (Simon) STLİT MANASTIRI

Antakya-Samandağ karayolu üzerinde Aknehir Beldesine
15 km. uzaklıkta bulunan St.Simeon manastırı kalıntıları
Belde sınırları içerisinde 479 m. yüksekliğindeki bir
tepe üzerindedir. M.S.6. yy.’da yapılmış olan manastır
Antakyalı St.Simeon’un bir sütun üzerinde 40 yıl yaşadığı
yer olarak bilinmektedir.
|
SOKULLU KÜLLİYESİ

İskenderun Dörtyol-Payas mıntıkasında bulunan ve Mimar
Sinan’ın eseri olan bu külliye, bünyesinde 45 dükkanlı
bir arasta ile han, imaret, çifte hamam, cami, medrese
ve sübyan mektebi bulunmaktadır. Yapımı 1574 yılında
tamamlanan külliyenin karşısında payas kalesi mevcuttur.
|
İSKENDERUN

Kent; M.Ö.333 yılında İssos kenti yakınlarında Pers
Kralı lll.Darius’u mağlup eden Büyük İskender tarafından
kurulmuş ve onun zaferinden sonrada Alexandretta olarak
adlandırılmıştır. Kent; sırasıyla Selevkosların, Bizanslıların,
Arapların ve Osmanlıların egemenliğine girmiştir.
|
YENİŞEHİR

Yenişehir gölü civarında, Yenişehir Mahallesinde Roma
döneminde İmma adıyla anılan bir yerleşim yeridir. M.S.12.
yüzyılda savaşlar ve yangın yüzünden büyük hasara uğrayan
İmma 1171 depreminde tamamen tahrip oldu. Yenişehir
mahallesi içinde o dönemin kalıntıları görülebilir.
Burada bulunan Yenişehir Gölü gazino ve lokantaları
ile Amik yöresinin en güzel dinlenme ve piknik yeridir.
|
HAVRA

Binanın 1700 yıllarında Havra olarak yapıldığı tahmin
edilmektedir. Havrada bulunan mukaddes kitap Tevrat
İbranice Ceylan Derisi üzerine yazılmış olup 500 yıllık
bir tarihi bulunmaktadır.
|
ANTAKYA TYCHE’Sİ

Samandağ İlçesi Mağaracık köyü civarında bulunan eser
8 cm. boyunda bronz bir heykeldir. Roma çağına ait olup
83,5 cm. yüksekliğinde, Helenistik çağ heykeltıraşı
Eutychides tarafından yapılmıştır.
|
SURLAR
 Eski
devirlerde Antakya’nın etrafı yüksek surlarla çevriliydi.
Seleukos ve Roma dönemlerinde daha uzun ve yüksek olarak
yapılan surlar üzerinde 360 nöbetçi kulesi ve Habib
Naccar Dağı’nın en yüksek ve sarp tepesi üzerinde bir
iç kale bulunuyordu. Bugün surların sadece Hacıkürüş
deresine bakan yamaçlardaki bölümü ile dere üzerinde
aynı zamanda baraj ve köprü görevi de yapan Demirkapı
bölümü sağlamdır.
|
KATOLİK KİLİSESİ

Antakya şehir merkezinde Kurtuluş caddesinde bulunmaktadır.
Katolikler 600 yıl aradan sonra tekrar Antakya’ya yerleştiler.
Buraya ilk gelenler bir kilise ve Avrupalıların çocukları
için bir okul açtılar; daha sonra Antakya’ya gelen Fransız
Rahipler buraya küçük bir manastır kurdular. 1852 yılında
dönemin sultanlarından bir Katolik Kilisesi kurmak için
izin aldılar, kilise birkaç yıl sonra yapıldı.
|
KAYA MEZARLARI

Tünelin deniz tarafındaki girişinden sağa dönerek bahçeler
arasında ilerlemeye devam edilirse, 100 m. kadar sonra
kaya mezarlarına ulaşılır. Yüksek bir yarda kayaya oyulmuş
mağaraların içinde bulunan çok sayıda mezarın en çok
ilgi çekeni, çukurun tabanındaki geniş mağaradır. Mağara
içinde çok sayıda mezar bulunmaktadır. Bu mağara diğerlerinden
farklı, yüksek ve gösterişli yapılmış bir mezar yüzünden
halk arasında “Beşikli Mağara” olarak anılır.
|
ESKİ ANTAKYA EVLERİ

Genelde iki katlı olarak taş, kerpiç ve ahşaptan yapılmışlardır.
Cepheleri güney ve batıya dönüktür. En önemli özellikleri
cephe tarafında bulunan ahşap direkli, önü açık sofalarıdır.
Evlerin çoğunluğunda geniş avlu, havuz, su kuyusu, meyve
ağaçları ve çiçeklerle süslenmiş bahçeler mevcuttur.
Yapımları 2 asır öncesine dayanan bu evlerde Anadolu
mimarisi tarzında süsleme ve işçilik görülmekte olup
sayıları fazladır.
|
ARSUZ

İskenderun’un 33 km. güneyinde, Arsuz Çayı ağzında bulunan
bir tatil ve turizm köyüdür. Seleukos döneminde aynı
yerde Rhosus yada Rhosopolis kenti bulunuyordu. Burası
Roma ve Bizans döneminde önemli bir liman ve yerleşim
yeriydi. Köy civarında halen antik şehrin ve surların
kalıntılarına rastlamak mümkündür.
|
GÜZEL YAYLA (Soğukoluk)

Antakya’dan 20 km. asfalt, Samandağ ilçesinden 17 km.
stabilize yolla ulaşımı mümkündür. Deniz seviyesinden
500 metre yükseklikte yer alan özellikle tarih ve doğa
ile iç içe suyu ve havasıyla ün yapmış olan yayla bölge
halkının önemli dinlenme yerlerinden biridir.
|
DÖRTYOL GAZİ ÇİFTLİĞİ ATATÜRK KÖŞKÜ
|